Skip to:Content
|
Bottom
Has-bağçede 'ayş u tarab : nedîmler, şâirler, mutribler için kapak resmi
Başlık:
Has-bağçede 'ayş u tarab : nedîmler, şâirler, mutribler
Yazar:
İnalcık, Halil, 1916-2016, yazar
ISBN:
9786053324171
Basım Bilgisi:
2. basım.
Fiziksel Tanımlama:
xiii, 496 sayfa : renkli resimli ; 30 cm.
Seri:
Seçme eserleri ; 3
Genel Not:
"Genel yayın no: 3270"--T.p. verso.

Dizin var.
İçerik:
Kısaltmalar -- 1. Klasik Edebiyatın Menşei: İrani Gelenek -- 2. Selçuklu Dönemi -- 3. Beylikler Dönemi : Germiyanlı Şairler -- 4. Osmanlı Dönemi : Timurlular ve Osmanlılar -- 5. Osmanlı Şairlerinde İşret Meclisi -- 6. Osmanlı Sarayında İşret Meclisi -- 7. Lale Devri -- 8. Klasik Edebiyatta Patronaj ve Fuzuli -- 9. 1503-1526 İn'am Defterine Göre Şairler ve Aldıkları Bağışlar -- Notlar -- Kaynakça
Özet:
Has-Bağçede ‘Ayş u Tarab: Nedimler, Şairler, Mutribler Osmanlı sarayında padişahların has-bağçede geçirdiği hoş vakitleri ve bu adetin İslam öncesi İran imparatorluğundan Emevi, Abbasi ve Timuri saraylarına uzanan köklü geleneğini, o dönemlerde yazılmış değerli kaynaklardan derleyerek sunan bir çalışma. Padişah işret meclisi adıyla anılan bu eğlencelere yakın adamları olan nedimlerle birlikte katılır; şiir, musiki, ve raks sanatlarının en seçkin örnekleri eşliğinde eğlenirdi. Bu meclisler, hükümdarın ve imparatorluktaki seçkin sınıfların zevklerini ve yaşam tarzlarını hem yansıtır, hem yeniden biçimlendirirdi. Çiçek bahçeleri, havuzlar, fıskiyeler, su kanalları, nahiller, buhurdanlar arasında, genç sakilerin içki sunduğu bir mecliste şiir okuyan, saz çalan, şarkı söyleyen usta sanatkarlar eşliğinde sürülen zevk u safa, tüm Ortadoğu saraylarında vazgeçilmez bir gelenekti. Emevi ve Abbasi dönemlerinden beri bu meclisler levazim-i saltanat yani hükümdarlığın vazgeçilmez bir adeti olarak kabul edilirdi. Avrupa saraylarında da bu geleneğin karşılığı olan regalia, yani olağanüstü ziyafetler ve eğlenceler, hükümdarlığın gerekleri arasında sayılmıştır. Doğu’da olsun, Batı’da olsun saray kültürü halk kültüründen her zaman farklı olmuş ve bu farklılık işret meclisi geleneğine ve gösterilen tepkilere de yansımıştır. Bir yandan lalalar üzerinden şehzadelere, diğer yandan sakinameler ve kabusnameler yoluyla üst sınıf mensuplarına en ince ayrıntısıyla aktarılan bu geleneğin muhalifleri de fütüvvetnameler ile kendini ifade ederdi. Halk için yazılmış ahlak kitapları olan fütüvvetnamelerde dinin emirlerine karşı hareketler daima kötülenmiş, şarap başlıca günah sayılmıştır. Ne var ki, sakinameler ve kabusnameler dini kurallara aykırı sayılan unsurları İslamiyet ile bağdaştırmayı bir ödev saymıştır: bu eserlerde işret meclislerinin daima Tanrı ve Peygamber’e dua ile başladığı ve tövbe ile son bulduğu hep vurgulanır. Zira insan zayıftır, günah işler, sonunda Gaffaru’l-zünub –günahları affedici olan– rabbine sığınır. Osmanlı sosyal-kültürel tarihine bir katkı olarak hazırlanan bu eser, sarayın ve ona bağlı zarifler denilen yüksek sınıfın kendine has geleneksel kültürü ile yaşamının az bilinen bir yanına ışık tutmaya çalışıyor.
Holds:
Copies:

Mevcut:*

Library
Materyal Türü
Demirbaş
Yer Numarası
Durumu / Lokasyon / İade Tarihi
Arıyor...
Kitap EKOBKN0006528 956.1015 INA 2016B
Arıyor...

On Order

Go to:Top of Page